"Fazla tevazunun sonu" ifadesi, farklı bağlamlarda çeşitli anlamlar taşıyabilir.
Bazı yorumlar :
İbn Haldun'a atfedilen söz :
"Fazla tevazunun sonu vasat insandan tavsiye dinlemektir"
Bu sözün İbn Haldun'a ait olduğu iddiası, yapılan araştırmalar sonucunda desteklenememiştir. Söz, ilk olarak 2017 yılında anonim bir Twitter paylaşımında yer almış ve daha sonra İbn Haldun'a atfedilerek yayılmıştır
Gereğinden fazla tevazu, kişinin aşırı derecede alçakgönüllü görünmeye çalışmasının, aslında kibirli bir izlenim yaratabileceğini ifade eder. "Fazla tevazu kibirdendir" sözü, tevazunun doğal ve samimi olmasının önemini vurgular. Ayrıca, aşırı tevazu, kişinin kendini geri planda tutmasına ve hak ettiği fırsatları değerlendirememesine yol açabilir. Tevazu, kişinin kendini başkalarıyla eşit ve sade görmesi anlamına gelirken, kibir kişinin kendisini diğerlerinden üstün görmesi anlamındadır.
Tevazu ve kibir arasındaki ince çizgi, zıt anlamlı olmaları nedeniyle oldukça belirgindir. Kibir, hakikati inkâr etmek ve insanları küçük görmektir. Tevazu ise, Allah tarafından yaratıldığının ve sahip olduğu nimetlerin O'na ait olduğunun bilinciyle, Allah'ın rızasını kazanmaya çalışmaktır. Bu nedenle, tevazu ve kibir arasındaki çizgi oldukça kalın olarak tanımlanabilir.
Mütevazi olmak, alçakgönüllü ve gösterişten kaçınan bir tavır sergilemek anlamına gelir. Mütevazi bir kişi, sahip olduğu başarıları, zenginlikleri ya da yetenekleri abartmaz, başkalarına karşı üstünlük taslamaz. Mütevazilik, İslam kültüründe de önemli bir erdem olarak kabul edilir ve insanların birbirlerine karşı kibirli olmadan, eşitlikçi bir şekilde yaklaşmalarını teşvik eder.
“Fazla tevazu kibirdendir” sözü, Mehmet Akif Ersoy'a aittir.
"Fazla tevazunun sonu vasat adamdan nasihat dinlemektir" sözü, aşırı tevazu sahibi bir kişinin, kendisine verilen tavsiyeleri önemsememeye başlayabileceğini ve sadece vasat tavsiyeleri dinleyebileceğini ifade eder. Bu sözün sahibi olarak İbn Haldun gösterilse de, bu bilgi kesin değildir.
Alçakgönüllülük ve tevazu şu şekilde tanımlanabilir: Alçakgönüllülük, kişinin kendini olduğundan daha düşük bir seviyede görmesi ve kibirlenmekten uzak durarak üstünlük ve meziyetlerini ön plana çıkarmamayı tercih etmesidir. Tevazu, kendini beğenmişlikten ve böbürlenmekten uzak durmak, gurur ve kibirden arınmış bir hayatı benimsemektir. Dört örnek:. Örnek 1: "Derslerimde öğrencilerim konuları oldukça iyi anlasalar da, kendimi sürekli olarak daha fazla geliştirmem gerektiğini düşünüyorum".. Örnek 2: "Eserlerim dünya genelinde en çok satanlar listesine girse de, bir öğrenci gibi sürekli çalışmam gerektiğini düşünüyorum".. Örnek 3: "Bugün mesleğimde ‘Üstat’ olarak anılıyorum, ancak ben kendimi sıradan bir şair olarak görüyorum".. Örnek 4: "Romanım Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı, fakat ben hala yolun başındayım ve yürünecek çok yolum olduğunu düşünüyorum".
Tevazu, alçakgönüllülük, kibirsizlik anlamına gelir. Tevazu, aynı zamanda ilahi kudret karşısında acziyetin farkına varmak, tüm yaratılanlara karşı şefkat ve merhamet göstermek anlamına da gelir. Tevazu kelimesi, Arapça “vaz’a” kökünden türemiştir ve bu kök, yerleştirmek, yere koymak anlamlarına gelir. Tevazu, İslam kültürü ve tasavvuf anlayışında da önemli bir erdem olarak görülmektedir.
SON YAZILAR